Ahmet Oğuz Yeraltı Şehrini Fotoğraflarken
Oraya gitmeden önce peri bacaları ile ilgili bir şeyler duymuştum, ama tam olarak ne olduğunu bilmiyordum. Gittiğimde gördüm ki gerçekten başka bir zamana gitmişim gibi hissettim! Her yer taş, her yer tarih, her yer sürpriz. Kapadokya, Nevşehir iline bağlı ama sadece Nevşehir değil, Kayseri, Aksaray ve Niğde gibi komşu illere kadar uzanıyor. Yani çok, çok geniş bir yer. Biz Nevşehir’e gittik.
Her Şey Bir Yanardağla Başlamış!
Bunu öğrenince çok şaşırdım: Kapadokya’daki o tuhaf taşların hepsi aslında milyonlarca yıl önce püsküren yanardağlardan çıkan lavlardan oluşmuş! Hasan Dağı ve Erciyes Dağı gibi büyük yanardağlar on milyon yıl önce patlamış. O patlamalardan çıkan lav ve kül, tüf adı verilen yumuşak bir taş tabakası oluşturmuş. Sonra yağmur ve rüzgâr bu yumuşak taşları binlerce yıl boyunca aşındırmış, yontmuş, şekillendirmiş. Ve ortaya o garip, harika şekiller çıkmış.
Deve Gibi Görünen Taş “Deve Kayası”
En çok heyecanlandığım yerlerden biri Devrent Vadisi’ydi. Buraya “Hayal Vadisi” de diyorlar çünkü buradaki peri bacaları hayvanlara ya da başka şeylere benziyor. Ben orada deveye benzeyen bir peri bacası gördüm. Tıpkı deveye benziyor. O çok ilgimi çekti. Gerçek bir deve de gördüm! Peri bacaları genellikle sivri tepeli, uzun ve ince taş sütunlar. Bazıları mantara benziyor. Bazıları birkaç metre, bazıları ise neredeyse bir bina kadar yüksek! Hepsinin şekli birbirinden farklı. Sanki dev bir çocuk oyun hamurunu şekillendirip bırakmış gibi.
Eski İnsanlar Daha Akıllıca Yapmış!
Kapadokya’da çok eski insanların yaşam alanlarını gördüm. Hititler’den Doğu Romalılara kadar pek çok millet burada yaşamış. Bu eski insanlar yapılarını doğal malzemelerden, taştan, tüften inşa etmiş. Taşın içini oyarak ev, kilise, cami, hatta şehir bile yapmışlar! Ben şimdi betondan ve demirden yapılmış binalara alışkınım. Ama Kapadokya’dakilere bakınca o eski mimarların ne kadar zekice iş yaptığını anladım. Kayaya oyulmuş evler hem serin hem de sağlam; yazın serin, kışın sıcak tutuyormuş. Üstelik yanardağdan çıkan tüf taşı oyulunca kolay şekil alıyor, ama zamanla iyice sertleşiyormuş. Yani doğayı hem malzeme hem mimar olarak kullanmışlar!
Yerin Altında Gizli Bir Şehir!
Kapadokya’nın en çok ilgimi çeken yeri yeraltı şehirleriydi. Orada insanlar, düşmanlardan korunmak için yerin derinliklerine büyük şehirler inşa etmiş. Sadece birkaç oda değil tam bir şehir: yatakhaneler, mutfaklar, kilise, ahır, su kuyuları, havalandırma bacaları bile var! Burada uzun süre dışarı çıkmadan yaşamaları gerektiği için Kapadokya’da 150’ye yakın yeraltı yerleşimi varmış. Bunlardan en büyüklerinden biri olan Derinkuyu Yeraltı Şehri 85 metre derinliğe iniyormuş. Daha fazla katı olmakla birlikte 8 katı ziyarete açık. Diğer katlar henüz ziyarete açılmamış. Ben bu rakamları öğrenince çok şaşırdım. En dikkatimi çeken şey ise yeraltı şehirlerinin giriş kapılarıydı. Kapılar tamamen taştan yapılmış ve yuvarlak disk şeklinde. Düşman geldiğinde bu devasa taş disk yuvarlanarak kapıyı kapatıyor, dışarıdan açmak neredeyse imkânsız hale geliyormuş. Ben de o kapıyı görünce bir süre düşündüm: “Ne kadar zekice” Hem basit hem mükemmel. Yeraltı şehirlerinde uzun süre dışarı çıkmadan yaşamak zorunda kalabilecekleri için erzak depoları, havalandırma bacaları, şarap imalathaneleri, kiliseler, manastırlar, su kuyuları, tuvaletler ve toplantı odaları yaparak alanlarını genişletmişler. Birbirine bağlı odalardan oluşan bu şehirlerde bazı odalar ancak bir insanın geçebileceği kadar dar tünellerle birbirine bağlanıyor. Tünellerin giriş çıkışlarında güvenlik nedeniyle tüneli kapatmak için kullanılan büyük taş silindirler var.
Çok Fazla Güvercin Var!
Kapadokya’da her yerde güvercin vardı! Özellikle Güvercinlik Vadisi’nde, kayalara oyulmuş yüzlerce küçük yuva gördüm. Çömlek yapım atölyesine gittik. Hem eğlenceli hem öğreticiydi. Bu gelenek o bölgede Hitit dönemine, yani binlerce yıl öncesine dayanıyormuş. Kapadokya’nın çarşılarında her yerde renkli seramikler, nazar boncukları, el yapımı halılar ve peri bacası şeklinde minik bibloları olan dükkanlar vardı.
Kapadokya Dünyada Tek!
Kapadokya bence dünyanın en ilginç yerlerinden biri. Hem doğa hem tarih hem sanat hepsi bir arada. Dünyanın başka hiçbir yerinde bu kadar geniş bir alanda bu kadar peri bacası yokmuş. UNESCO Dünya Mirası listesinde de yer alıyormuş. Buraya gelip de hayran kalmamak mümkün değil. Bir gün sizin de gitmenizi, gittiğinizde yeraltı şehrine inmenizi, peri bacalarına yakından bakmanızı ve çömlek atölyesinde çarkı döndürmeyi tecrübe etmenizi öneririm. Şimdi sizi çekmiş olduğum fotoğraflarla baş başa bırakıyorum...

Çömlek Atölyesi

Deve Kayası-Devrent Vadisi (Hayal Vadisi) Peri Bacaları

Devrent Vadisi (Hayal Vadisi) Peri Bacaları

Devrent Vadisi (Hayal Vadisi) Peri Bacaları

Güvercinlik Vadisi Peri Bacaları

Hediyelik Eşya Dükkanı

Kapadokya Genel Peri Bacaları

Kapadokya'nın En Yüksek Noktası Uçhisar Kalesi

Kayaya Oyularak Yapılmış Kaya Camii-Zelve Vadisi

Paşabağ Vadisi (Keşişler Vadisi) Peri Bacaları

Yeraltı Şehrindeki Sürgü Kapı

Yeraltı Şehrinden Bir Kesit

Yeraltı Şehrinden Bir Kesit
